KORKU HİKAYESİ




     
     
      hikaye 1) 
      bir gün annemle babam tatile gitmişti.ben evde tektim.bir akşam üç arkadaşım benim evde tek olduğumu biliyorlardı.rahat edecektik, ama biz birbirimize korkunç hikayeler anlatmayı çok seven dört arkadaştık. o gece diğer gecelerden farklı bir gece olacağa benziyordu.arkadaşlarım bi hikaye anlatıı ben bi hikaye anlattım.en sonunda birbirimizi korkutma oyununa gelmişti.ışıkları söndürdükve oyun başladı.ben evimizin en alt katında tam olarak on senedir kulanılmayan bir odaya saklandım.perdeleri yırtık pırtık,ve camları kırılmış ve çatlamış bir odaydı burası.ebe aramaya başladı.herkesi buldu, ama benim böyle biyerde olacağım hiç akıllarına gelmemişti.ama sadece ben öyle sanıyordum heralde. arkadaşım odayı buldu, içeri tam girecekken ben onu gördüm ve odanın içinde ilerlemeye başladım.bi kapı gördüm, ve hemen dalarak içeri girdim.üstünde daktilo olan minik bir masa vardı, hemen onun altına girdim.bi beş dakika boyunca beni aradı ve odayı buldu.ama birden onun üzerinde bi gariplik hissettim kapıyı kapattı ve artık yavaş yavaş hareket etmeye başlamıştı.korkuyordum nolduğunu merak ettim ve kafamı kaldırdığımda gördüğüm şey...bu olayı yazarken bile tüylerim diken diken oluyor.arkadaşım sandığım o şeyi gördüğümde dona kalmıştım.o siiiimsiyah bir elbisesi olan siyah suratlı bir cisimdi.bana doğru bakıyordu.o şey bir kız çocuğudu.benden küçük olduğundan eminim.birden beni o masanın altından çıkardı.BUNU NASIL YAPTIYSA beni karşı duvara çarptı.benim o anda YAPABİLDİĞİM TEk şey bağırmaktı.avazım çıktığı kadar bağırdım.diğer arkadaşlarım beni duydu VE ODAYA GELDİLER ama bir türlü kapıyı açamadılar çok korkuyordum BANA PİS PİS GÜLÜP camdan çıktı ve gitti.,
ertesi gün anladıkki o gece benim saklandığım odada aynı tarihte orda bi kız çocuğu ölmüş...bu olay 1998 senesinde olmuştur.

hikaye 2) "kahverengi pijamalı adam"
Dedem öldükten (daha doğrusu gömüldükten) sonra teyzemler komşularıyla ona Kur'an okuyorlarmış... Bunu bana teyzem kendi anlattı bu arada, neyse bir komşusu dua okurken karşı koltuğa bakıyormuş, teyzem de bir yandan dua okuyup, bir yandan etrafına bakınıyormuş, ezberindeymiş dualar herkesin neyse, bu komşu dua okurken birden donakalmış... Dudakları kıpırdamıyormuş, kadın koltukta geri geri gidiyormuş ve bembeyaz olmuş... Tabi teyzem duayı bitirip amin dedikten sonra kadının yanına gitmiş ne oldu falan diye sormuş kadında tık yok... 
Teyzem kadını dürttüğü anda kadın tekrar eski haline dönüp duayı bitirmiş, amin deyip yüzünü sıvazlamış ve direkman ağlamaya başlamış... Teyzem yine sormuş kadına nooldu diye, kadın yanıtlamış: 
"Ben dua okurken birden karşı koltukta kahverengi pijamalı bir adam belirdi, dua okuyordu aynı benim gibi... Sonra sen dokununca kendime geldim ve duayı bitirdim, adam kafasını kaldırdı, baban olduğunu anladım" demiş. Ve devam etmiş: 
"Ben yüzümü sıvazladıktan sonra adam kafasını kaldırdı, eminim babandı", demiş. "Gülümsedi, el salladı ve kayboldu, bende kendimi tutamadım demiş" 

Neyse ben detayları anlatım, dedem sigara yüzünden damarları tıkandığı için öldü ve diyaliz makinasına bağlı yaşıyordu, son sözleri de "Diyaliz" olmuş zaten... Dedem hastanedeyken bir kahverengi pijama giyiyordu hep ve dua okuyan kadın dedemin hiç ziyaretine gitmedi hastanede, yani bilinçaltı olamaz...

-
 
hikaye 3) "bizi izleyen milyonlarca göz var"
 
      Size hiç kimsenin bilmediği bazı şeyler anlatacağım. Aynaları bilirsiniz sabahları kalktığımızda karşısına geçip kendinizi izlediğiniz, süslediğiniz aynalar. Peki aynaya geceleri hiç baktınız mı, bakmayı hiç denediniz mi? Denemek istemezmisiniz?

Geceyarısından sonre eğer cesaretiniz varsa karanlık odadaki bir aynaya (el aynası değil) uzun süre bakmayı deneyin. Oda pencereden gelen sokak lambalarının verdiği loş ışık altında olabilir. Eğer bunu yapmak istediğinize kendinizi emin hissediyorsanız başlayabilirsiniz.

"Baksam bile kendimden başka ne görebilirim ki" dediğinizi duyar gibiyim. Peki bedensiz varlıkları görmenin bir yolunun da aynalar olduğunu biliyormuydunuz. Ya da gece uzun bir süre aynaya baktığınızla gözlerinizle göremediğiniz varlıkları yada diger bir deyişle cinleri görmek istemezmiydiniz.

Anlattıklarım size ürkütücü gelmiyor mu? Yoksa siz cinleri filmlerde izlediğiniz küçük ve boktan bir lambanın içinde yaşayan varlıklar mı zannediyorsunuz. Peki onlarla iç içe yaşadığımızın farkında değilmisiniz. Onların bizi gördüğü ama bizim onları göremediğimiz bir dünyada yaşadığımız gerçeğini hiç duymadınız mı?

Hiç çevrene görmek istediğin gözle baktın mı? Denersen göreceksin ki sen farkında olmadan etrafında ki yüzlerce göz seni izlemekte....

-

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SİZDEN GELEN HİKAYELER